“Tayyip Erdoğan’sız bir seçim” hayali… “Yahu kimse Kılıçdaroğlu’nu uyarmıyor mu?”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 Haziran’ında planlanan seçimler için açıkça adaylığını ortaya koymasına rağmen 6’lı ittifakta “üçüncü sefer aday olamaz” sanrısıyla CHP Başkanı savlı çıkışlar yapmaya devam ediyor.

Daha evvelki seçimlerde Erdoğan’ın karşısına çıkmamak için “köşe bucak kaçan” Kılıçdaroğlu’ndaki farklı değişimi köşesine taşıyan müellif Tamer “Elbet Türkiye karşıları da yanlarındadır fakat tahminen o da yetmeyebilir. Öyleyse, asıl güvendiği nedir?” diyerek CHP önderinin aslında neye güvendiğini bir bir tahlil etti.

“ERDOĞAN’SIZ BİR SEÇİMDE MEYDAN KENDİSİNE KALACAK SANIYOR”

Tamer “Kılıçdaroğlu Anayasa’daki değiştirilmiş 18’inci madde’nin ne dediğini anlayamadığı için, Erdoğan’sız bir seçimde meydan kendisine kalacak sanıyor. Yahu kimse onu uyarmıyor mı?” sözlerini kullandı.

İşte Posta Müellifi Rauf Tamer’in “Püf noktası” başlıklı yazısı;

Muhalefet kanadı, seçimi kazanacağından o denli emin ki, kağıt üzerinde koalisyonu kurdular bile… Bakanlıkları paylaştılar bile. Emin olmasalar, lider adaylığının bu kadar çok heveslisi olur mu? Hele Kılıçdaroğlu’na bakın… Bu türlü bir yarıştan, 2014 ve 2018’de iki kez köşe-bucak kaçtığı halde, artık vilayetle de aday olmak istiyor? Hayrola… Garantisi ne sanki? Neye güveniyor?

İçinde bulunduğu her türlü ittifak elbette güvenilecek bir güçtür ancak yetmez… Şüphesiz ekonomik konjonktür de yardımcı bir güçtür ancak tahminen o da yetmez… Şüphesiz Türkiye zıtları da yanlarındadır ancak tahminen o da yetmeyebilir. Öyleyse, asıl güvendiği nedir? Şudur: Tayyip Erdoğan’sız bir seçim.

Yani Kemal Beyefendi ve şürekâsı “Tayyip Erdoğan’ın aday olamayacağına” inanıyor… Ya da inandırılmış durumdalar. Her biri zannediyor ki, Yüksek Seçim Şurası, günü geldiğinde Erdoğan’a “Sen üçüncü defa aday olamazsın” deyip yolunu kesecek… Ne yazık… Kemal Beyefendi, çok hoş okuma yazması olduğu halde Anayasa’daki değiştirilmiş 18’inci madde’nin ne dediğini anlayamıyor.

Anlayamadığı için, Erdoğan’sız bir seçimde meydan kendisine kalacak sanıyor. Yahu kimse onu uyarmıyor mu? Bilmiyorum. Tahminen de partideki yakın etrafı ondan kurtulmak istiyor. Pekala fakat yuvarlak masadakiler neden susuyor? Orası meçhul… Tahminen de susmuyor. Bilmiyoruz ki.

KAYNAK: POSTA GAZETESİ – RAUF TAMER