Stagflasyon’da Varlıklarınıza Ne Olur? Para Bitcoin’e Taşınır Mı? 

Enflasyon, günümüzün en acil küresel ekonomik sorunlarından biri haline geldi. Enflasyon kesinlikle ekonomik krizin en büyük itici güçlerinden biri olsa da, köşede daha büyük bir tehlike var: Stagflasyon. Aşırı değerli mülk ve hisse senetleri, negatif reel getirili tahvillerinin tümü, birkaç yıla kadar sürmesi muhtemel stagflasyon dönemine giriyor. Kripto uzmanı Andjela Radmilac’a göre, bu durum birçok yatırımcıyı Bitcoin (BTC)’ye itiyor. Uzman, bu görüşünün nedenini piyasayı yorumlayarak açıklıyor.

Stagflasyon ve piyasaya etkisi

İlk olarak 1965’te ortaya çıkan stagflasyon terimi, bir ülke ekonomisinde yüksek işsizlik ve durgun talep ile birlikte sürekli olarak yüksek enflasyon oranına sahip bir ekonomik döngüyü tanımlıyor. Terim, 1970’lerde ABD’nin uzun süreli bir petrol krizine girmesiyle popüler hale geldi. 1970’lerden bu yana, stagflasyon gelişmiş dünyada tekrar eden bir olay oldu. Birçok ekonomist ve analist, enflasyon ve artan işsizlik oranıyla mücadelenin giderek daha zor hale gelmesiyle ABD’nin 2022’de bir stagflasyon dönemine girmek üzere olduğunu söylüyor.

Stagflasyonun ölçülebilmesinin yollarından biri reel faizler. Diğer bir ifadeyle, enflasyona göre ayarlanmış faiz oranları. Reel oranlara bakmak, reel getiriyi ve varlıkların reel getirisini göstererek ekonominin reel yönünü ortaya çıkarır. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’na göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Temmuz ayında %8,5’lik bir enflasyon oranı kaydetti. Temmuz ayı TÜFE, Mayıs rakamlarından sadece %1,3’lük bir artış gösterdi. Bu da birçok politika yapıcıyı mevcut enflasyon oranının ciddiyetini reddetmeye sevk etti.

“Faiz oranlarındaki artış bunu değiştirecek!”

Ancak, reel faizler çok daha farklı bir tablo çiziyor. 10 yıllık ABD Hazine getirisi şu anda %2,8 seviyesinde. %8,5 enflasyonla, ABD Hazine bonolarına sahip olmanın reel getirisi -%5,7. 2021 itibariyle küresel tahvil piyasasının büyüklüğünün 119 trilyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Menkul Kıymetler Endüstrisi ve Finansal Piyasalar Birliği’ne (SIFMA) göre, bunun yaklaşık 46 trilyon doları ABD piyasasından geliyor.

S&P 500 endeksi de aynı kategoriye giriyor. Shiller fiyat-kazanç (F/K) oranı, S&P endeksini aşırı değerli kategoriye koyuyor. Oran, S&P endeksinin önceki 10 yıldaki enflasyona göre düzeltilmiş kazançlarını gösteriyor. Ayrıca, borsanın genel performansını ölçmek için kullanılıyor. 32,26 olan mevcut Shiller F/K oranı, 2008’deki mali kriz öncesinde kaydedilen seviyelerden oldukça yüksek. Bu da 1920’lerin sonundaki Büyük Buhran ile eşit.

1880’den 2022’ye kadar Shiller F/K oranını gösteren grafik

Emlak piyasası da kendini zor durumda buldu. 2020’de küresel emlak piyasasının değeri 326,5 trilyon dolara ulaştı. Bu da 2019 değerine göre %5’lik rekor bir artış. Uzmanlar, konut kıtlığını körükleyen artan nüfusun bu sayıyı bu yıl daha da yükseltmesi bekliyordu. ABD’de, 2008 mali krizinden bu yana faiz oranları neredeyse sıfır seviyesinde. Bu da ipotekleri ucuz hale getirdi ve ülke genelinde konut satışlarını artırdı.

Öte yandan, yılbaşından bu yana gördüğümüz faiz oranlarındaki artış bunu değiştirecek. Ocak ayından itibaren, Ulusal Ev Üreticileri Birliği (NAHB) konut piyasası endeksi tarihteki en hızlı -35 düşüşünü gördü. Endekste kaydedilen düşüş, konut balonunun aniden patladığı 2008 yılına göre daha hızlı oldu. Bu aynı zamanda NAHB endeksinin gördüğü en uzun aylık düşüş. Ayrıca, Ağustos 2007’den bu yana ilk kez art arda 8. düşüşünü işaret ediyor.

2001’den 2022’ye kadar ABD NAHB Konut Piyasası Endeksini gösteren grafik

“Bitcoin (BTC)’e artan miktarda para aktığını görmemiz mümkün”

Piyasanın hemen her segmentinde düşüşler oluyor. Bu ortamda, önemli sayıda kurum ve varlık yöneticisinin portföylerini yeniden gözden geçirdiğini görebiliriz. Aşırı değerli mülk ve hisse senetleri, negatif reel getirili tahvillerinin tümü, birkaç yıla kadar sürmesi muhtemel stagflasyon dönemine giriyor.

Büyük kurumlar, varlık yöneticileri ve hedge fonlarının hepsi zor bir seçim yapmak zorunda kalabilir. İlk seçenek, piyasada kalmak ve fırtınayı atlatmak. Bu şekilde hem kısa hem de uzun vadeli kayıpları riske atmak. Diğer seçenek ise portföylerini stagflasyonist bir piyasada büyüme şansı daha yüksek olan çeşitli varlıklarla yeniden dengelemek.

Çeşitli piyasaların değerini karşılaştıran grafik

Sadece bazı kurumsal oyuncuların ikinci yolu seçmeye karar vermesi muhtemel. Bununla birlikte, Bitcoin (BTC)’e artan miktarda para aktığını görmemiz mümkün. Kripto endüstrisi, kurumsal kabulde eşi görülmemiş bir büyüme gördü. Bitcoin dışındaki varlıklar birçok büyük yatırım portföyünün ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bununla birlikte, Bitcoin (BTC)’nin bu yatırımların çoğunluğunun hedefi olması mümkün. Çünkü, kendisi en büyük ve en likit kripto varlığı.