Kürtaj depremi

ABD Yüksek Mahkemesi’nin, yaklaşık 50 yıldır yürürlükte olan ve kadınlara kürtaj hakkı veren 1973 tarihli “Roe v. Wade” kararını bozması ülkede deprem etkisi yarattı. Karar, Amerika genelindeki milyonlarca kadının kürtaj olma hakkını elinden alırken, ülkenin pek çok kentinde cuma akşamı geniş katılımlı protestolar patlak verdi. Göstericiler, Washington’daki ABD Yüksek Mahkemesi önünde toplanırken barikatlar kuruldu ve polis alarma geçti. New York ve Boston gibi önde gelen şehirlerde de yürüyüşler vardı.

HALK İKİYE BÖLÜNDÜ

Kürtaj ABD toplumun en tartışmalı konularının başında gelirken, karar ülkeyi ikiye böldü. ABD ve diğer ülkelerdeki sivil toplum ve kadın dernekleri de yaptıkları açıklamalarla tepkilerini gösterirken, muhafazakâr görüşlü dernek ve partiler ile Katolik piskoposların kararı destekledikleri görüldü. Yüksek Mahkeme binası önündeki göstericilerden iki çocuk annesi Jennifer Lockwood-Shabat (49), “Kadınlara bir insan olarak saygı duymayan ve kendi bedenleri üzerinde kontrol hakkı tanımayan bir ülkede yaşamayı hayal etmek zor” dedi. Bir başka gösterici “Bizi mahvettiniz” yazılı pankart taşırken, bir diğeri de “Utanın” yazılı döviz taşıdı. New York’taki göstericiler, “Kürtaj hakkı insan hakkıdır. Sadece beyazların ve zenginlerin hakkı değildir” diye slogan attı.

SEVİNENLER DE ÇOK

Ancak kürtaj hakkının anayasa ile güvence altına alınmasının iptaline sevinler de vardı. Kürtaj karşıtları, bunu dini gerekçelerle ve yaşamın kutsallığına atıfla savunuyor. 21 yaşındaki Gwen Charles da bunlardan biri. Yüksek Mahkeme önüne kutlama için gelen ve Fransız AFP ajansına açıklamalarda bulunan Charles, “Bu beklediğimiz bir gündü. ABD’de yeni bir kültüre öncülük edeceğiz” diye konuştu.

YASAKLAR BAŞLADI

Yüksek Mahkeme, kürtaj konusundaki düzenleme yetkisini ‘halka ve seçilmiş temsilcilerine’ yani eyaletlere geri verdiğini açıklarken, 7 eyalet kürtajı derhal yasakladı. Muhafazakâr yapısıyla öne çıkan Alabama, Arkansas, Kentucky, Louisiana, Missouri, Oklahoma, ve Güney Dakota bu eyaletler arasında yer alırken, daha fazla eyaletin kürtajı yasaklaması bekleniyor. Missouri Başsavcısı Eric Schmitt, “Bu, hayatın kutsallığı adına muazzam bir gün” dedi.

DEMOKRATLARDAN TEPKİ

Karara ABD Başkanı Joe Biden başta olmak üzere özellikle Demokratlardan tepki yağdı. ABD’nin eski başkanlarından Barack Obama, bu kararın milyonlarca Amerikalının temel özgürlüklerine darbe vurduğunu söyledi. ABD’nin eski dışişleri bakanlarından Hillary Clinton ise mahkeme kararını, “insan hakları ve kadın hakları için geri adım” olarak niteledi.

DÜNYADAN KINAMA

Karar, ABD’de olduğu kadar dünyadan da tepkileri beraberinde getirdi. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ABD Yüksek Mahkemesi’nin kararını kınarken, Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, bu kararın “inanılmaz derece üzücü olduğunu” söyledi. Dünya Sağlık Örgütü başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Twitter’da “endişe ve hayal kırıklığı” duyduğunu ve kararın hem “kadın haklarını hem de sağlık hizmetlerine erişimini azalttığını” söyledi. BM’nin cinsel sağlık ve üreme sağlığıyla ilgili kuruluşu, verilerin erişimin kısıtlanmasının kürtajı daha ölümcül hale getirdiğini gösterdiğini açıkladı.

3 SORUDA NEDİR BU TARTIŞMA

1- 50 YIL ÖNCEKİ KARAR NEYDİ?

ABD’de emsal teşkil eden mahkeme kararları, genellikle davalı ve davacı tarafların soyadı ile isimlendiriliyor. ‘Roe v. Wade’ ise ABD Yüksek Mahkemesi’nin 1973 yılında kadınlara kürtaj hakkı kararı verdiği davanın ismi. Davada ‘Jane Roe’ takma adıyla anılan Norma McCorvey (22) adlı kadın, 1969’da üçüncü çocuğuna hamile kaldı. Bekar ve işsiz kadın McCorvey, memleketi Teksas’ta kürtaj yasak olduğu için dava açtı. Dönemin muhafazakâr eğilimli yüksek mahkemesi, bir kadının hamileliğinin ilk üç ayında kürtaj yaptırma kararının kendisine ve doktoruna bırakılması gerektiğine hükmetti. Bu arada mahkeme lehine karar verse de McCorvey daha sonra evlatlık verdiği bir kız çocuğu dünyaya getirdi.

2- NİYE TEPKİ ÇEKİYORDU?

Yüksek Mahkemenin en muhafazakâr yargıcı olarak bilinen Samuel Alito, 1973’teki kararın baştan beri taraflı olduğunu, ülkeyi ikiye böldüğünü ve iptal edilmesi gerektiğini savunuyordu. Donald Trump başkanlığı döneminde, Yüksek Mahkemedeki yargıçların çoğunluğu 6’ya 3 oranla muhafazakâların lehine geçtikten sonra ABD genelinde kürtajı yasallaştıran kararın iptal edilmesi uzun süredir gündemde yer aldı. Hıristiyan geleneğinde olduğu gibi insan yaşamının korunmasının bireysel değil toplumsal bir karar olduğunu savunan muhafazakâr yargıçlar, verdikleri kararda, “Anayasanın kürtaj hakkı vermediğini düşünüyoruz ve kürtajı düzenleme hakkının halka ve seçilmiş temsilcilerine verilmesi gerektiğine inanıyoruz” dediler. Muhafazakâr eyaletler de uzun süredir bu kararın iptalini bekleyerek dini gerekçelerle kürtajın anayasal haklarla koruma altına alınmış olmasını eleştiriyordu.

3- NEDEN ŞİMDİ İPTAL EDİLDİ?

Ülkede yaklaşık 50 yıldır siyasi fay hatlarından biri haline gelen kürtaj konusunun neden şimdi gündeme geldiği ise tartışılıyor. Buna gerekçe olarak, Donald Trump döneminde Yüksek Mahkemeye atanan 3 muhafazakâr yargıcın, mahkemenin dengesini muhafazakârlar lehine değiştirmesi gösteriliyor. Bir diğer gerekçenin de Kasım ayındaki Kongre seçimleri öncesi bu karara hız kazandırmak olduğu düşünülüyor. Birçok eyalet, Yüksek Mahkeme kararı sonrasında kürtaj yasağı için harekete geçerken kararın kürtajı destekleyen Demokratlara mı yoksa karşı çıkan Cumhuriyetçilere mi yarayacağı merak konusu.

SANAT DÜNYASI TEPKİLİ

Taylor Swift, Halle Berry, Jessica Biel, Cynthia Nixon ve Stephen King gibi birçok isim de karara ateş püskürdü. Jessica Biel, Instagram’da şöyle dedi: “Öfkeliyim. Bugün olanlar, sadece kadınlar için iğrenç bir geri adım değil. Kendi bedenlerimiz hakkında karar verme yeteneğimizi baltalayan bir karar ve aynı zamanda tehlikeli. Kürtaja güvenli erişimi yasakladınız.”

BIDEN: BİZİ 150 YIL GERİ GÖTÜRDÜ

ABD’nin Demokrat Başkanı Joe Biden, Yüksek Mahkemenin kürtajı anayasal hak olmaktan çıkaran kararından dolayı son derece üzgün olduğunu belirterek, “Karar Amerika’yı tam anlamıyla 150 yıl geriye götürdü” dedi. Mahkemenin aldığı karar ile kadınların haklarının kısıtlanmadığını, tamamen elinden alınıldığına dikkat çeken Biden, “Ülkemiz ve mahkeme için üzücü bir gün” diye konuştu.

Kadınların haklarını korumak için elinden geleni yapacağını vurgulayan Biden, “Kürtajı yasaklayan eyalet yasaları bugün otomatikman yürürlüğe girmiş oldu. Milyonlarca kadının hayatını tehlikeye atıyorlar. Bir kadının sağlığını koruduğu için cezalandırılması çok kötü” dedi. Biden, elindeki yetkilerin kısıtlı olduğuna işaret ederek, kürtajın federal bir hak olarak tanınması için Kongre’ye çağrıda bulundu. Kasım ayındaki Kongre seçimlerinde kararın oylanacağını da belirterek seçmenlere çağrı yaptı. Biden, kararı protesto edenlere ise “Şiddetin her türüne karşı durmalıyız” mesajı verdi.

TRUMP: KARARI TANRI VERDİ

Eski ABD Başkanı Donald Trump, ABD Yüksek Mahkemesi’nin kürtajı anayasal hak olmaktan çıkaran kararını “Kararı Tanrı verdi” diyerek övgüyle karşıladı. Başkan olduğu dönemde ABD Yüksek Mahkemesi’ndeki yargıç sayısını atadığı üç yargıçla muhafazakârlar lehine değiştirerek 6’ya 3 çoğunluğun elde edilmesini sağlayan Trump, kararın anayasaya uygun olduğunu da belirtti. Anayasa Mahkemesi’nde Trump döneminde atananlarla sayıları 6’ya ulaşan, çoğunlukla erkek ve beyaz sağcılardan oluşan blokun kararı, kürtajı sınırlamak veya tamamen yasaklamaktan yana sağcı Cumhuriyetçiler ve dindar muhafazakârların söylemlerine yasal zemin kazandırıyor. Trump’ın 2024 yılındaki başkanlık seçimlerinde ise yeniden aday olacağı biliniyor.